İnsanın Kendinden Kendine Yolculuğu: Bir Bilinç Seyri Üzerine
- Marifet Kendini Bilmek
- 20 Ara 2025
- 2 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 3 Oca
İnsan bir günde değişmez. Ama bir hâlden diğerine geçer.

Tasavvufta buna makam da denir, menzil de.
Nümerolojide ise bu geçişler, sayıların diliyle fısıldanır.
İnsan-ı Marifet’te sayılar, “ne olacağını” değil, nerede olduğunu söyler.
Bu metin, insanın kendinden kendine doğru ilerleyen bilinç yolculuğunu anlatır.
1 — Varlık Noktası | “Ben buradayım”
İnsanın yürüyüşü bir iddiayla başlamaz. Bir fark edişle başlar.
1, ego değildir.
1, henüz savunma bilmeyen bir varlık hâlidir.
Bebek gibidir. Kendini anlatmaz. Sadece vardır.
Tasavvufta bu hâl, “Ben” demeden önceki şahitliktir.
İnsan burada kendini kanıtlamaz. Sadece nefes alır.
2 — Kalbin Uyanışı | Hissediş
İnsan var olduğunu fark edince, ilk olarak hissetmeye başlar.
2, kalbin açılmasıdır. Sevinçtir, kırılmadır, özlemdir.
Burada insan şunu der: “Ben yalnız değilim.”
Ama henüz anlam yoktur. Sadece temas vardır.
Tıpkı ilk âşık oluş gibi…Nedenini bilmezsin; ama kalbin hareket eder.
3 — Zihnin Konuşması | Anlam Arayışı
Kalp hissettiğinde, zihin devreye girer.
3 burada başlar.
İnsan anlatmaya çalışır:
Kendine
Başkasına
Hayata
Düşünceler çoğalır. Sorular artar.
Tasavvufta bu hâl, aklın kalbi yorumlamasıdır.
Ama bazen insan, hissettiğini anlatırken kaybolur.
4 — Dünya ile İmtihan | Taşıma
Artık hissetmek yetmez. Anlamak da yetmez.
Hayat, “peki” der: “Bunu yaşayabilecek misin?”
4, bedenin ve zamanın kapısıdır:
Sabah kalkmak
Aynı işe devam etmek
Yük taşımak
Sabretmek
Tasavvufta burası, nefs terbiyesinin başladığı yerdir.
Herkes bu kapıda yorulur.
5 — Kırılma Noktası | Tepki
Yük arttığında, insanın gerçek kimliği görünür olur.
5, bu kırılma anında kendini hissettirir.
Bu bir sınav değildir. Bu bir refleks alanıdır.
Zorlandığında ne yaparsın?
Kaçar mısın?
Sertleşir misin?
Donar mısın?
Yoksa akışta mı kalırsın?
Travmalar burada yerleşir. Çünkü insan burada bilinçsizleşir.
Tasavvufta bu hâl şöyle anlatılır:
“Nefs, kendini korumaya geçer.”
6 — Bağ ve Yük | Sevgi mi, Alışkanlık mı?
5’ten sonra insan ya kopar ya bağlanır. 6, bağın kapısıdır.
Aile olur. Eş olur. Sorumluluk olur.
Ama ince bir çizgi vardır:
Sevgi mi taşıyorsun?
Yoksa yük mü?
Tasavvuf bu kapıda şunu sorar:
“Seviyor musun, yoksa tutunuyor musun?”
7 — İçeri Dönüş | Sükût
Bir yerden sonra insan doyuma ulaşır.
Konuşma azalır.
Açıklama ihtiyacı kendiliğinden çözülür.
7 hali gelir.
Bu yalnızlık değildir. Bu, sessizlikle dostluktur.
İnsan ilk kez kendini izler:
Duygusunu
Tepkisini
Bağlarını
Tasavvufta burası tefekkürdür.
8 — Toparlanma | İç Kuvvet
7’de görülenler, 8’de toplanır.
8, dışa gösterilen güç değildir.
8, içerde kurulan karargâhtır.
İnsan artık şunu yapabilir:
Sınır koyar ama bağırmaz
Taşır ama ezilmez
Güçlüdür ama sert değildir
Bu yüzden gerçek kudret, önce kendini iyileştirmektir.
9 — Bırakış | Rıza
Ve bir gün insan şunu fark eder: “Bunu artık taşımak zorunda değilim.”
9, vazgeçiş değil; tamamlanmadır.
Burada insan:
Haklı olmaktan
Anlatmaktan
Tutmaktan
yavaşça çekilir.
Tasavvufta bu hâl, rızadır.
_____________________________________
Söz Susar, Hâl Konuşmaya Başlar
_____________________________________
İnsan bu kapılardan bir kez geçmez.
Hayat boyunca girer, çıkar, geri döner.
İnsan-ı Marifet’te sayılar şunu söyler:
Şu an hangi hâlin içindesin?
Ve belki de asıl soru şudur:
Bu hâlden geçmek için hangi tutuşu gevşetmen gerekiyor?
İnsan-ı Marifet, bilginin değil hâlin izini sürer.
Çünkü insan, kendini ancak yaşadığında tanır.
İnsan-ı Marifet Notları’ndan…
Kadim bilgiyi hatırlamak isteyenler için.
.png)



Tasavvufu numaroloji ile anlatmak, sizi tebrik etmek isterim , heyecan verici bir yazı olmuş. Sayıların diliyle bir hal yolculuğu, keyifle okudum.
Söz susar, hal konuşmaya başlar, hayranlıkla okuduğumu belirtmem gerekir , merakla diğer paylaşımlarınızı da bekliyor olacağım.
Farkındalık oluşturabilecek, çok faydalı bir paylaşım olmuş. Ancak bu kadar yalın ve güzel anlatılabilirdi.