Bu bir anlatım değildir.
Bu metin,
kadim sembollerle hayat arasındaki
sessiz bağı görünür kılar.
Açıklamaz.
Okur.
Erkek 1 Başlatandır, Kadın 1 Değil midir?
Nümerolojide 1, “ben” bilincini temsil eder; ancak bu merkez her zaman aynı nitelikte değildir.
Kadın, 28/10/1 yoluyla ilişkiyi ve sorumluluğu içinden geçirerek, bireysel değil kolektif ve bilinçli bir “ben” kurar.

Nümerolojide 1, “ben” bilincini temsil eder.
Başlatan, yön veren, ayrışan, merkez alan ilke 1’dir.
Bu nedenle eril enerjiyle eşleştirilir.
Ve çoğu anlatıda buradan şu sonuç çıkarılır:
Erkek 1’dir.
Ama çoğu zaman sorulmayan temel bir soru vardır:
Kadın 1 değil midir?
1 ve Merkez Olmak
1, merkezdir.
Ama bu merkez her zaman aynı nitelikte değildir.
Saf 1:
bireysel bir merkezdir
irade ağırlıklıdır
refleksiftir
başlatır
ama henüz sonuç bilinci taşımaz.
1 “ben” der.
Ancak bu “ben”, çoğu zaman henüz kendini izleyen bir bilinç içermez.
Bu yüzden 1:
güçlüdür
nettir
ama hamdır.
Merkez vardır, fakat henüz olgunlaşmamıştır.
Kadının Döngüsü: 28 Gün
Kadın bedeni lineer değil, döngüseldir.
Biyolojik olarak ortalama 28 günlük bir ritimle çalışır.
Bu döngü:
Ay’la senkronize edilir,
4 haftaya bölünür.
Her hafta farklı bir enerji taşır.
Ama numerolojik olarak bakıldığında 28 yalnızca biyolojik bir süre değildir.
28 → 2 + 8 = 10 → 1
Yani kadının biyolojik döngüsü, özünde 1’e iner.
Bu noktada soru değişir:
Kadın nasıl bir 1’dir?
28 Ne Söyler?
Burada 28 sayısının nümerolojik karşılığına bakmak gerekir.
2: ilişki, bağ, empati, şefkat
8: sınır, güç, yönetim, sorumluluk, bilinç
Kadın bedeni ve bilinci:
ilişki kurar (2)
bu ilişkiyi taşır ve yönetir (8).
Ve bu iki ilkenin içinden geçerek merkez alır.
Bu yüzden kadının “ben”i:
tek başına bir merkez değildir
bağ ve sınırla birlikte oluşan bir merkezdir.
Yani:
Kadın 1’dir.
Ama 2 ve 8’i içinden geçirerek 1 olur.
Bu da onu 28/10/1 yapar.
2 ve 8 Yan Yana Ne Söyler?
2 tek başına:
ilişki kurar,
ama sınır koyamazsa dağılır.
8 tek başına:
yönetir,
ama bağ yoksa sertleşir.
2 ve 8 birlikte
İlişkiyi yönetir.
Bu, kontrol etmek değil;
bağ kurarak düzenlemek,
şefkatle sınır koymaktır.
Bu yüzden 28:
ilişkide kaybolmayan,
gücü sertleştirmeyen,
alanı ayakta tutan
bir bilinç biçimini temsil eder.
Erkek 1, Kadın 1: Aradaki Fark
Buradaki fark güçte değil, merkezin niteliğindedir.
Erkek:
1’i doğrudan yaşar
– başlatır
– ayırır
– yön verir
– liderlik eder.
Kadın:
1’i süreçten geçirerek yaşar
– bağ kurar (2)
– bağı yönetir (8)
– sonra merkez alır (1).
Bu yüzden erkek “ben” dediğinde:
daha hızlı
daha net
daha dışa dönük bir hareket başlar.
Kadın “ben” dediğinde ise:
alan değişir
ilişkiler yeniden düzenlenir
sınırlar yeniden çizilir.
Kadının “ben”i çoğu zaman yalnızca kendini değil,
bulunduğu alanı da dönüştürür.
Olgun Merkez ve Bilinç
İşte burada kritik bir ayrım ortaya çıkar:
1 tek başına → bireysel ve ham bir merkezdir.
28/10/1 → bilinçli, ilişkisel ve olgun bir merkezdir.
Çünkü 8 alanı, bilinci zorunlu kılar.
8:
başlatılan şeyin sonucunu taşır
gücün bedelini öder
alanın sorumluluğunu üstlenir.
Bu nedenle 28 üzerinden gelen 1:
yalnızca irade değildir,
bilinçtir.
Olgun merkez olmak, güçlü olmak değil;
aynı zamanda gücün sonuçlarını taşıyabilecek bilinçte olmaktır.
Kadının “Ben”i Neden Daha Kolektiftir?
İşte bu yüzden kadın “ben” derken,
çoğu zaman çocuklarını ve ailesini de o “ben”in içinde taşır.
Kadının “ben”i:
yalnızca bireysel bir varoluş beyanı değildir
ilişkileri, sorumlulukları ve bağı birlikte tutan kolektif bir merkezdir.
Bu, kadının kendini silmesi ya da geri plana atması değildir.
Aksine, merkezini ilişkilerin içinde kurabilme becerisidir.
Kadın “ben” dediğinde:
sadece kendini değil,
taşıdığı alanı da sahiplenir.
Bu yüzden kadının “ben”i:
daha kapsayıcı
daha sorumlu
daha bilinçlidir.
Sonuç: Başlatan Merkez ve Olgun Merkez
Nümerolojik olarak bakıldığında:
Erkek:
1 → başlatan, bireysel MerkezKadın:
28/10/1 → ilişki kuran, ilişkiyi yöneten, bilinçli ve olgun Merkez
İkisi de 1’dir.
Ama biri doğrudan,
diğeri ilişki ve sorumluluk yoluyla 1 olur.
Kapanış
Erkek 1’i başlatır.
Kadın 1’i taşır ve yönetir.
Biri kıvılcımı çakar.
Diğeri yaktığı ateşi ateşi söndürmeden tutar.
Bu yüzden kadın “ben” dediğinde,
bu yalnızca bireysel bir iddia değil;
ilişkinin, ailenin ve alanın yeniden düzenlenmesidir.
.png)